"Enter"a basıp içeriğe geçin

Linux Adaptasyon Ve Dağıtım

Linux ilk ortaya çıktığı andan itibaren pek çok kitlelerce tanınmış, benimsenmiş ve kullanılmıştır. Direkt olarak kullanmasak bile insanlık olarak pek çok alanda dolaylı yollardan Linux kullanmaktayız.

ATM cihazlarında olsun, yeni nesil saat ve gözlüklerde olsun, ev otomasyon sistemlerinde olsun Linux hayatın vazgeçilmez bir parçası olmuştur. Üstelik bu yazıyı okuduğunuz sitenin sunucusu da bir Linux dağıtımı kullanmakta. Yani anlayacağınız Linux her yerdedir. Peki, yıl olacak 2019 neden hala insanlar “Linux çok zor” cümlesini ısrarla kullanmaya devam etmektedirler?

Aslında sebebi basit, doğru dağıtımı kullanamamak! Özellikle Linux ile ilk tanışma evresinde hack konularına olan ilgi kişiyi “Kali Linux” türü dağıtımlara yöneltmekte, üzerine birde deneyimsiz bir şekilde windowsu bir heves ile kaldırılmakta. Sonuç ne midir? “Linux çok zor yağğğğaaaa!

Adaptasyon Süreci ve Doğru Dağıtımı Seçmek

Adaptasyon süreci, Linux kullanmaya geçişte en problemleri dönemlerden biridir. Şayet kullanıcı ilk bilgisayarla tanıştığı andan itibaren Windows kullanmaktadır. Yeni aldığı bilgisayarda windows yüklü gelir. Okulda gördüğü paket programlar dersinde microsoft ürünleri ve windows anlatılır. Bu yüzden kullanıcı windows sisteme bağımlı hale gelir.

Bir gün internet üzerinde gördüğü “özgür yazılım” konularına bakınırken aniden gelen gaz ile windows tamamen silinir, sisteme gıcır gıcır sıfır bir Linux dağıtımı kurulur. Peki bu iyi midir? Hayır!

Yıllarca windows kullanmış olan kullanıcı Linux sisteme alışmakta tabii ki zorlanacaktır. Sürekli kullandığı programların Linux üzerinde olmaması, olsa bile farklı bir isim ile olması, bulsa da .exe gibi bir kurulum dosyası olmaması kullanıcıya kafayı yedirtmek için yeterli bir sebeptir. Oysa kullanıcı “özgür yazılım” konusu altında istediği kadar programa ulaşmayı hedeflemiştir, sonuç ise tam bir fiyaskodur. Şayet problem “Linux” değil, istediği programı bulamaması.

C/D gibi disklerin olmaması, başlat menüsünün alışılmışın dışında olması, pek çok driverin yüklenmemesi gibi problemler büyür de büyür.

Farz edelim ki kullanıcı bunları bir şekilde aştı, alıştı. Bu defa ikinci bir sorun baş göstermekte: Yanlış Dağıtım!

Linux bir çekirdektir, çevremizde gördüğümüz işletim sistemleri bu çekirdeğin üzerine inşa edilmiş yazılımlardır ve biz bu yazılımlara “dağıtım” diyoruz.

Eğer kullanıcı “Hack” kavramı ile yola çıkmışsa ilk kuracağı dağıtım Kali Linux, Parrot, BlackBox gibi dağıtımlar olacaktır şayet bunlar “penetrasyon ve güvenlik” üzerine yazılmış dağıtımlar oldukları için kişisel kullanıma uygun olmayacak ve ciddi problemler yaşayacaktır. Özellikle bunları kullanan çevreler sadece içeriğinde ki programlar için kullanacakları için sizin sistemsel sorunlarınızı çözecek pek kimse etrafta olmayacaktır. Şayet bu tür dağıtımlarda “video” izlemek bile can sıkıcı bir hal almaktadır.

Peki ne yapmalı? Basit, dağıtımı kurmadan önce hiç olmaz ise sanal makinada test etmeli, eksikleri gedikleri araştırılmalı, programların windows üzerinde ki karşılıkları bulunmalı ve sisteme uyumu gözetilmelidir. Eğer komple windowsu kaldıracaksınız en azından kişisel kullanım için ne kadar uygun bir dağıtım olduğuna karar verin. Sonrasında büyük problemler yaşayabilirsiniz.

Peki Doğru Dağıtımı Nasıl Bulacağız?

Doğru dağıtımı bulmak için kendinize çeşitli sorular sormalısınız.

Ben bunu ne için kullanacağım?
Hack, Güvenlik Gibi Konular İçin -> Kali Linux, Parrot
Kişisel Kullanım -> Ubuntu, Mint
Sunucu -> CentOs
Linuxu Öğrenmek İçin -> Debian, Red Hat

İhtiyaçlarıma Cevap Veriyor mu?

İhtiyaç kavramı gerçekten geniştir. Özellikle yeni kullanıcılar için yeterli yerli kaynak var mı ilk kontrol edilecek şey bu olmalıdır. Ayrıca sisteme uyumu göz ardı edilemez, seçilecek dağıtım sisteminiz ile uyumlu olmalıdır şayet bu bilgisayarın kaldırabileceği bir yük olmalıdır.

Masaüstü!

Linux ile Windowsu ayıran en temel konuların başında masaüstü gelmekte. Windows sistemlerde bilindik masaüstü yerine linux dağıtımlarda çok daha farklı Masaüstleri gelmektedir.

“Unity” kullanan “Ubuntu”
“Gnome” kullanan “Kali Linux”
“KDE” kullanan “Pardus”

Her masaüstü ortamının kendine has özellikleri bulunmakta. Üstelik bunlar o kadar incedir ki, güç tüketimine kadar hesapları yapılmalıdır.

Komut Satırı Ne Ola ki?

Windows ortamında bir dosyaya sağ tıkladınız, “kopyala” dediniz ve farklı bir klasöre gelip “yapıştır” dediniz. Hop, yapıştı. Peki bu nasıl oldu? Cevabı basit, windows ortamda hemen hemen her şey grafik arayüz üzerinden yapılabilmektedir. Yani siz kopyala / yapıştır dediğinizde arka planda şöyle bir komut çalışmakta;

cp dosyaismi.txt yeniklasor/dosyaismi.txt

Ancak bu ve benzeri işlemler o kadar grafiğe bağlanmıştır ki komut arayüzü (command, CMD) bu yüzden yeteri kadar esnek değildir. Microsoft bugünlerde Win10 ile beraber konsol ekranını esnetmeye başlamıştır.

Not: Yukarıda komut dedik ama “cp” aslında bir programdır, aslında her komut bir programdır!

Ne yani, Linux üzerinde Kopyala/yapıştır sağ tuşu yok mu demeyin. Var, ama terminal üzerinden bu komutları vermek daha güzeldir ve elinizin alışmasına yardımcı olur. Tercih tamamen size kalmış!

Daha Fazlasını Nerede Bulabilirim?

Eski bir yazı serisi ama incelemenizi tavsiye ederim: Why Linux is Better

2 Yorum

  1. Mumi
    Mumi 30 Kasım 2018

    Windowsta olmayan şeyleri okudukça içimden bir ses Linux çok zormuş yeaaaa dedi. Üstelik Linux hiç kurmadım bile. Alışkanlıkları yenmek düşündüğümden daha da zormuş. Emeğine sağlık çok güzel bir yazı olmuş.

    • Yunus Emre Geldegül
      Yunus Emre Geldegül 30 Kasım 2018

      Teşekkürler 🙂 Aslında karşılıkları cidden var. Aşağıda ki siteden bu karşılıkları bulabilirsin 🙂 Ve arkasında çok ciddi bir topluluk desteği olduğu için bunlar her geçen gün artıyor 🙂

      http://alternativeto.net

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.